Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde stajyer öğrencilere yönelik cinsel istismar iddialarıyla ilgili başlatılan idari ve adli soruşturmalar derinleşirken, soruşturma dosyasına giren ifadeler kamuoyunda büyük tepki yarattı. Stajyer olarak Meclis lokantasında görev yapan kız çocuklarının, bazı TBMM çalışanları tarafından uzun süredir istismara maruz bırakıldığı iddiaları üzerine başlatılan inceleme, yönetsel sorumluluklara da işaret etti.
İddialara göre, Meclis bünyesinde staj yapan kız çocukları sistematik biçimde taciz ve istismara uğradı. Bazı çalışanların stajyerler için “Bu benim, şu senin” gibi ifadeler kullandığı, istismarın yıllardır sürdüğü öne sürüldü. Skandalın basına yansımasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı adli soruşturma başlatırken, TBMM Genel Sekreterliği de idari inceleme süreci başlattı.
ŞİKÂYETLER YÖNETİME İLETİLDİ
Soruşturma kapsamında alınan ifadeler, stajyer bir kız öğrencinin yaşadıklarını ailesiyle birlikte Meclis yönetimine bildirdiğini ortaya koydu. İddiaların ardından öğrencinin görev yerinin değiştirildiği, ancak olayın özüne ilişkin etkili bir işlem yapılmadığı belirtildi. Öğrencinin yaşadığı psikolojik durumun iddiaların ciddiyetini ortaya koymasına rağmen, konunun üst yönetim kademesinde kapatılmak istendiği ileri sürüldü.
“PERSONELİM BÖYLE BİR ŞEY YAPMAZ”
İfadelerde, ilgili bir yöneticinin, istismarla suçlanan personel hakkında “Uzun yıllardır görev yapan personelim, böyle bir şey yapacağına ihtimal vermiyorum” sözleriyle iddiaları reddettiği aktarıldı. Aynı yöneticinin, mağdur çocuğun ailesi için ise “Rahatsızlarsa çocuklarını stajdan alabilirler” şeklinde bir yaklaşım sergilediği iddia edildi. Bu tutum, soruşturma dosyasında “olayın üzerini kapatma çabası” olarak değerlendirildi.
MAĞDUR UYARILDI, ŞİKÂYET CİDDİYE ALINMADI
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan yöneticinin, stajyer öğrenciye “şahit olmadığı”, “iddiaların ispatlanmadığı” ve “hassas konularda dikkatli olması gerektiği” yönünde telkinlerde bulunduğu ortaya çıktı. İfadelerde, mağdur çocuğun, karşı tarafın “uzun yıllık personel” olduğu vurgulanarak uyarıldığı, bu yaklaşımın ise mağdurun korunması yerine şüpheliyi kollayan bir tutum olduğu belirtildi.
DİSİPLİN SORUŞTURMASI GÜNDEMDE
İdari soruşturma raporlarında, şikâyetleri yeterince araştırmayan ve gerekli işlemleri zamanında yapmayan yöneticilerin, görev ve sorumluluklarını yerine getirmediği tespiti yer aldı. Bu kapsamda, olayın ciddiyetine rağmen etkili adımlar atmayan yöneticiler hakkında disiplin soruşturması açılması gerektiği değerlendirildi.
TBMM’deki stajyer çocuklara yönelik istismar iddiaları, yalnızca bireysel suçlamalarla sınırlı kalmayıp, kurumsal sorumluluk ve denetim mekanizmalarının yetersizliğini de tartışmaya açtı. Soruşturmanın seyri ve alınacak disiplin kararlarının, benzer olayların önlenmesi açısından kritik önemde olduğu vurgulanıyor.